Blog

Burnunuz Beyninize Kestirme Yol Biliyor: Aromaterapide Bilimin Söyledikleri

Görmek, duymak, dokunmak ve tatmak beyninizde önce bir “santralden” geçer. Koku ise sırayı beklemez. Bir lavanta tarlasının, annenizin portakallı kekinin ya da hastane koridorunun kokusu, saniyeler içinde sizi bambaşka bir duyguya taşıyabilir. Bunun bir açıklaması var ve aromaterapiyi bilimsel olarak anlamanın kapısı tam da burada açılıyor.

Bu yazıda kulaktan dolma bilgileri bir kenara bırakıyoruz. Her başlığın arkasında hakemli bir çalışma, bir meta-analiz ya da alanın temel başvuru kaynaklarından biri var. Merak ettiğiniz başlığa tıklayın, gerisi kendiliğinden gelecek.

Tıklayın, kokunun bilimine adım atın

Koku neden diğer duyuları sollar?Talamusu atlayan tek duyunun kısa anatomi hikâyesi

Diğer duyulardan gelen bilgi korteks yolculuğunda talamustan geçer. Koku ise bu kuralın istisnasıdır: memelilerde koku yolları kortekse ulaşmak için talamusa uğramak zorunda değildir. Koku bilgisi doğrudan limbik sisteme, yani bellek ve duygu süreçleriyle ilişkili bölgelere iletilir.

Daha ayrıntılı bakarsak, koku molekülleri burundaki reseptörlerden olfaktör bulbusa ulaşır; bulbus da talamik bir ara durak olmadan piriform kortekse ve amigdalaya projeksiyon yapar. Buradan orbitofrontal kortekse ve uzun süreli bellekte görevli entorinal korteks/hipokampus sistemine bağlantılar uzanır.

Bir kokunun yıllar önceki bir anıyı “aniden” canlandırmasının, bir esansın dakikalar içinde ruh hâlini değiştirebilmesinin anatomik zemini budur. Aromaterapide inhalasyonun neden bu kadar merkezi bir yöntem olduğunu anlamak için de önce bu yolu bilmek gerekir.

Eğitimde: Modül 3, Uçucu Yağların Koku Mekanizması

Kaynaklar: Rolls ET. Effects of odor on emotion, with implications. Front Syst Neurosci. 2013; Olfactory memory networks, Frontiers in Behavioral Neuroscience, 2015; The Neurobiology of Olfaction, NCBI Bookshelf.

Aromaterapinin en ünlü hikâyesi yarı yarıya efsaneYanan el, lavanta fıçısı ve gerçekte olanlar

Hikâyeyi muhtemelen duymuşsunuzdur: Fransız kimyager René-Maurice Gattefossé laboratuvarda elini yakar, panikle elini en yakındaki sıvıya daldırır, o sıvı da tesadüfen lavanta yağıdır ve yara mucizevi biçimde iyileşir.

Gerçek biraz farklı. Gattefossé’nin kitabını İngilizceye kazandıran Robert Tisserand, hikâyenin ana hatlarının doğru olduğunu ama “elini en yakın sıvıya daldırma” kısmının tamamen kurgu olduğunu vurgular. Gattefossé’nin kendi anlatımına göre Temmuz 1910’da bir laboratuvar patlamasında üzerine yanan maddeler sıçramış, ateşi çimenlerde yuvarlanarak söndürmüş; ardından iki elinde hızla ilerleyen gazlı kangren gelişmiş ve lavanta esansıyla yapılan tek bir yıkamanın dokudaki bu süreci durdurduğunu yazmıştır. Yani bu bir şans eseri değil, bilinçli bir uygulamaydı.

“Aromaterapi” kelimesi de ilk kez onun 1937’de yayımlanan Aromathérapie kitabıyla basılı olarak ortaya çıktı. Fransız hekim Jean Valnet II. Dünya Savaşı sırasında uçucu yağları yaralı askerlerde kullanarak alanı ileri taşıdı; Marguerite Maury ise 1960’lardan itibaren uçucu yağları masajla birleştirerek aromaterapinin tanınmasında önemli rol oynadı.

Bu hikâyenin asıl dersi şu: Aromaterapide bile “herkesin bildiği” bilgiler kaynağa dönülünce değişebiliyor. Sağlık profesyoneli için kaynağa gitme alışkanlığı bu yüzden vazgeçilmez.

Eğitimde: Modül 1, Aromaterapinin Tarihçesi ve Modern Aromaterapinin Gelişimi

Kaynaklar: Tisserand R. Gattefossé’s burn, 2011; Gattefossé R-M, Tisserand RB (ed.) Gattefossé’s Aromatherapy, 1993; Türkiye Klinikleri, Aromaterapinin Başlangıcı ve Gelişimi.

Lavanta kapsüle girdi, klinik çalışmalarda plaseboyu geçtiAma bir şartla: her lavanta ürünü aynı değil

Lavanta denince akla rahatlatıcı bir oda spreyi gelir. Oysa lavantanın en güçlü kanıtları, Lavandula angustifolia çiçeklerinden elde edilen ve ağızdan kullanılan standardize bir yağ olan Silexan üzerinden geldi. Avrupa Farmakopesi’nin lavanta yağı monografının kalite tanımını karşılayıp aşan bu preparat, kaygı bozukluklarında randomize kontrollü çalışmalarla test edildi.

2023’te yayımlanan bir meta-analiz, 1213 yetişkin hastanın yer aldığı beş çift kör, plasebo kontrollü çalışmayı bir araya getirdi. On haftalık günde 80 mg Silexan kullanımı, Hamilton Anksiyete Ölçeği’nde ve hastaların kendi değerlendirmelerinde plaseboya göre anlamlı üstünlük gösterdi; yaşam kalitesi skorları da iyileşti ve tolerabilite olumlu bulundu.

Peki kokusu? 2019 tarihli kapsamlı bir meta-analiz, ağızdan kullanımın kaygıda etkili olduğunu, lavanta masajının da etkili göründüğünü ancak inhalasyon çalışmalarının çok heterojen olduğunu ve yalnızca makul büyüklükte bir etkiye işaret ettiğini bildirdi.

Klinik ipucu: Silexan araştırmacıları, sonuçlarının diğer lavanta yağı ürünlerine genellenemeyeceğini açıkça yazıyor. Ayrıca kalitesi bilinmeyen uçucu yağların ağızdan kullanılması önerilmez. “Lavanta işe yarar” cümlesi, hangi lavanta, hangi doz ve hangi yolla sorularıyla birlikte anlam kazanır.

Bir sürpriz daha: Kore’de üriner inkontinanslı kadınlarda ürodinamik inceleme sırasında yapılan bir çalışmada, lavanta inhalasyonu kontrol grubuna göre kan basıncını düşürmek yerine artırma eğilimi gösterdi. Araştırmacılar bu bağlamda lavantanın stresi azaltmak için uygun olmayabileceği sonucuna vardı. Aynı yağ, farklı klinik ortamda farklı davranabiliyor.

Eğitimde: Modül 4, Mental Sağlık, Uyku ve Kaygı | Modül 5, Lavanta Monografı

Kaynaklar: Efficacy of Silexan in patients with anxiety disorders, Eur Arch Psychiatry Clin Neurosci. 2023;273(7):1615-1628; Effects of lavender on anxiety: a systematic review and meta-analysis, 2019 (PubMed 31655395); Möller HJ ve ark. Eur Arch Psychiatry Clin Neurosci, 2017; Ürodinamik inceleme çalışması, 2013 (PubMed 23360656).

Ökaliptüsün gizli silahı tek bir molekülKOAH hastalarında 1,8-sineol ile yapılan çift kör çalışma

Ökaliptüs yağının en bilinen bileşeni, ökaliptol adıyla da anılan 1,8-sineoldür. Bu molekül, solunum sistemi üzerinde mukolitik ve spazmolitik etkileriyle bilinir ve astım ile KOAH gibi inflamatuvar hava yolu hastalıklarında araştırılmıştır.

Almanya’da yapılan ve 2009’da Respiratory Research dergisinde yayımlanan randomize, plasebo kontrollü çok merkezli çalışmada, stabil KOAH hastalarına standart tedavilerine ek olarak kış aylarında altı ay boyunca günde üç kez 200 mg sineol verildi. Sineol grubunda alevlenmelerin sayısı, süresi ve şiddeti azaldı; nefes darlığı geriledi, akciğer fonksiyonu ve sağlık durumu iyileşti.

Dikkat: Bu çalışmada kullanılan, ilaç formundaki izole sineoldür, difüzördeki ökaliptüs yağı değildir. Çalışma, yağın içindeki tek bir molekülün klinik gücünü gösteriyor. Uçucu yağların genel kimyasını bilmek, hangi bileşenin neyi sağladığını ayırt etmenin anahtarıdır.

Eğitimde: Modül 1, Uçucu Yağların Genel Kimyası | Modül 4, Solunum Sistemi

Kaynak: Worth H, Schacher C, Dethlefsen U. Concomitant therapy with Cineole (Eucalyptole) reduces exacerbations in COPD: a placebo-controlled double-blind trial. Respir Res. 2009;10:69.

Biberiye kokusu kana karıştığında matematik hızlanıyor mu?Kandaki sineol düzeyi ile zihinsel performans arasındaki ilişki

Northumbria Üniversitesi’nden Mark Moss ve Lorraine Oliver, 20 sağlıklı gönüllüyü biberiye uçucu yağı yayılmış bir kabinde zihinsel testlere aldı ve test sonunda kan örneği topladı. Sonuç ilginçti: Kokudan emilen 1,8-sineolün kandaki düzeyi arttıkça bilişsel görevlerdeki performans da daha iyiydi.

İşin ilginç tarafı ruh hâli verisindeydi: Kandaki sineol düzeyi ile “memnuniyet” hissindeki değişim arasında negatif bir ilişki bulundu. Araştırmacılar, biberiyeden emilen bileşenlerin bilişi ve öznel duyguları farklı nörokimyasal yollardan etkileyebileceğini öne sürdü.

Elbette 20 kişilik bir çalışma kesin hüküm vermek için küçük; ama uçucu yağ bileşenlerinin solunumla kana geçebildiğini göstermesi açısından çok öğretici.

Botanik bir sürpriz: Biberiye artık resmi olarak bir adaçayı! Moleküler veriler sonrası Rosmarinus officinalis, Salvia rosmarinus adıyla adaçayı cinsine taşındı. Latince isimlendirmeyi bilmeyen biri, aynı bitkiyi iki farklı ürün sanabilir.

Biberiyenin komşusu kekikte ise başka bir ders var: Aynı tür, yetiştiği koşullara göre farklı ana bileşenler taşıyan “kemotipler” oluşturabilir. Bu yüzden etikette yalnızca “kekik yağı” yazması yeterli değildir.

Eğitimde: Modül 2, Botanik ve İsimlendirme | Modül 5, Biberiye ve Kekik

Kaynak: Moss M, Oliver L. Plasma 1,8-cineole correlates with cognitive performance following exposure to rosemary essential oil aroma. Ther Adv Psychopharmacol. 2012;2(3):103-113.

Menopozda iki koku, ölçülebilir sonuçlarMisk adaçayı ve neroli üzerine randomize çalışmalar

Misk adaçayı (Salvia sclarea): Kore’de 50’li yaşlarındaki 22 menopozal kadınla yapılan bir çalışmada, misk adaçayı yağının koklanmasının ardından plazma kortizol düzeyleri anlamlı olarak düşerken serotonin (5-HT) düzeyleri anlamlı olarak yükseldi. Kortizoldeki değişim, depresyon eğilimi olan grupta daha belirgindi.

Daha önce sözünü ettiğimiz ürodinamik inceleme çalışmasında da misk adaçayı inhalasyonu, sistolik kan basıncını hem kontrol hem lavanta grubuna göre anlamlı biçimde düşürdü ve solunum hızını azalttı.

Neroli (Citrus aurantium var. amara çiçeği): 63 sağlıklı postmenopozal kadının katıldığı çift kör randomize bir çalışmada, katılımcılar beş gün boyunca günde iki kez beşer dakika %0,1 ya da %0,5 neroli yağı veya kontrol olarak badem yağı kokladı. Neroli gruplarında menopoza özgü yaşam kalitesi ölçeğinin fiziksel alanında ve cinsel istekte anlamlı iyileşme görüldü; diyastolik kan basıncı kontrol grubuna göre daha düşüktü.

Karıştırmayın: Misk adaçayı ile tıbbi adaçayı (Salvia officinalis) aynı cinsten ama kimyaları çok farklı. Tıbbi adaçayı yağı, tuyon içeriği nedeniyle güvenlik açısından ayrıca değerlendirilmesi gereken yağlar arasındadır. Doğru tür, doğru yağ, doğru endikasyon.

Eğitimde: Modül 4, Kadın Sağlığı | Modül 5, Misk Adaçayı, Tıbbi Adaçayı ve Neroli

Kaynaklar: Lee KB, Cho E, Kang YS. Phytother Res. 2014;28(11):1599-1605; Ürodinamik inceleme çalışması, 2013 (PubMed 23360656); Choi SY ve ark. Evid Based Complement Alternat Med. 2014:796518.

Ameliyat sonrası bulantıya bir gazlı bez ve birkaç damlaZencefilin 300 hastalık sınavı

Anesthesia & Analgesia dergisinde yayımlanan randomize bir çalışmada, ameliyat sonrası bulantı yaşayan yaklaşık 300 hasta dört gruba ayrıldı: zencefil uçucu yağı, zencefil-nane-yeşil nane-kakule karışımı, izopropil alkol ve serum fizyolojik. Yağlar bir gazlı beze damlatılıp koklatıldı.

Karışım alan hastaların yaklaşık yüzde 80’inde, yalnızca zencefil alanların yaklaşık yüzde 70’inde bulantı iyileşti; serum fizyolojik ve alkol gruplarında bu oran yüzde 40-50 civarında kaldı. Zencefil ve karışım gruplarında antiemetik ilaç ihtiyacı da plaseboya göre anlamlı biçimde azaldı.

Dürüst olalım: Konuyu toplu değerlendiren bir sistematik derleme, aromaterapinin uygulamadan üç dakikadan sonraki bulantı şiddetini plasebodan farklı azaltmadığını, ancak tedavi sonunda bulantısı geçen hasta sayısının daha fazla ve ilaç ihtiyacının daha az olduğunu bildiriyor. Yani kanıt umut verici ama nüanslı. Bu nüansı okuyabilmek, iyi bir uygulayıcıyı diğerlerinden ayırır.

Eğitimde: Modül 1, Uygulama Yöntemleri | Modül 5, Rezene ve Zencefil

Kaynaklar: Hunt R ve ark. Aromatherapy as treatment for postoperative nausea: a randomized trial. Anesth Analg. 2013; Hines S ve ark. Aromatherapy for treatment of postoperative nausea and vomiting. Cochrane Database Syst Rev. 2018.

Sivilceye karşı %5’lik bir jel, plaseboya karşı 3,5 katÇay ağacı yağının en çok alıntılanan çalışması

İran’da yapılan çift kör, plasebo kontrollü bir çalışmada hafif-orta akneli 60 hasta, 45 gün boyunca ya %5 çay ağacı yağı jeli ya da plasebo jel kullandı. Toplam lezyon sayısındaki iyileşmede çay ağacı jeli plasebodan 3,55 kat, akne şiddet indeksinde ise 5,75 kat daha etkili bulundu. Yan etkiler iki grupta benzer ve tolere edilebilir düzeydeydi.

Çay ağacının (Melaleuca alternifolia) yakın akrabası niaouli (Melaleuca quinquenervia) ise aynı cinsten gelmesine rağmen farklı bir kimyasal profile sahiptir. Aynı aileden iki yağı karşılaştırmak, monograf okumanın en keyifli yanlarından biridir.

Eğitimde: Modül 5, Niaouli ve Çay Ağacı Monografları

Kaynak: Enshaieh S, Jooya A, Siadat AH, Iraji F. The efficacy of 5% topical tea tree oil gel in mild to moderate acne vulgaris. Indian J Dermatol Venereol Leprol. 2007;73(1):22-5.

Limon kabuğu güneşle kavgalı, portakal değilElde etme yöntemi bir yağı nasıl riskli yapar?

Narenciye yağlarının bazıları fototoksiktir: Cilde uygulandıktan sonra güneş ya da UV ışığıyla karşılaşınca cilt reaksiyonlarına yol açabilirler. Sorumlu bileşenler başta bergapten olmak üzere furokumarinlerdir.

İşin püf noktası elde etme yönteminde. Furokumarinler görece uçucu olmayan moleküllerdir; soğuk preslenmiş narenciye kabuğu yağlarında bulunurlar ama distilasyonla elde edilen yağlara anlamlı miktarda geçmezler. Bu yüzden soğuk preslenmiş limon fototoksik kabul edilirken, tatlı portakal ve mandalina yağları preslenmiş olsalar bile fototoksik sayılmaz. Neroli ise meyveden değil turunç çiçeğinden distilasyonla elde edildiği için fototoksik değildir.

Sayılarla: Tisserand ve Young’ın başvuru kitabı Essential Oil Safety, cilde uygulanan ve üzerinde kalan ürünlerde soğuk preslenmiş limon için %2’lik bir üst sınır önerir. Aynı karışımda birden fazla fototoksik bileşen taşıyan yağ varsa güvenli seyreltme düzeyi daha da düşer.

Tek bir ağaç, üç farklı yağ: Turunç ağacının çiçeğinden neroli, kabuğundan acı portakal yağı elde edilir ve ikisinin güvenlik profili birbirinden farklıdır. Botanik bilgi burada doğrudan hasta güvenliğine dönüşür.

Eğitimde: Modül 3, Uçucu Yağ Elde Etme Yöntemleri | Modül 5, Portakal, Mandalina, Limon

Kaynaklar: Tisserand R, Young R. Essential Oil Safety, 2. baskı, 2014; Tisserand Institute, Citruses: a comparison of different oils.

“Terapötik kalite” etiketinin bilmediğiniz gerçeğiŞişenin üzerindeki yazı değil, analiz raporu konuşur

Piyasada sık görülen “terapötik kalite” ibaresi kulağa güven verici gelir. Ancak Robert Tisserand’ın belirttiği gibi böyle bir standart yoktur. Birkaç uçucu yağ için farmakope (BP, USP) ve gıda (FCC) kalite tanımları, birçok yağ için de ISO standartları bulunur ve sektör bunları yaygın biçimde kullanır.

Bir yağın saflığını ve tağşiş edilip edilmediğini değerlendirmenin temel yöntemi gaz kromatografisi-kütle spektrometrisidir (GC/MS). Bu analiz, yağdaki bileşenlerin oranlarını ortaya koyar; ne arayacağınızı biliyorsanız tağşiş de görünür hâle gelir.

Kalite yalnızca üretimde bitmez: Uçucu yağlar oksitlenirse özelliklerini kaybeder ve narenciye yağları oksidasyona en yatkın olanlardır. Saklama koşulları bu yüzden bir ayrıntı değil, uygulamanın parçasıdır.

Eğitimde: Modül 3, Kalite, Güvenlik, Saklama ve Kimyasal Analiz Raporu

Kaynak: Tisserand R. Gattefossé’s burn (yorum yanıtları), roberttisserand.com, 2011.

Reçineler, odunlar ve yapraklar: kokunun sessiz kahramanlarıAkgünlük, mür, elemi, sedir, paçuli ve ölmez çiçek neden ayrı bir dünya?

Uçucu yağ deyince akla çiçekler gelir; oysa en eski aromatik maddelerin bir kısmı ağaç kabuğundan sızan reçinelerdir. Akgünlük (Boswellia türleri), mür (Commiphora myrrha) ve elemi (Canarium luzonicum) yağları, ağaçların yaralandığında salgıladığı reçinelerden elde edilir. Atlas sediri (Cedrus atlantica) yağı ise ağacın odunundan gelir.

Paçuli (Pogostemon cablin) biberiye ve lavanta ile aynı aileden, ballıbabagillerden bir bitkinin yapraklarından; ölmez çiçek (Helichrysum italicum) Akdeniz’in papatyagiller ailesinden çiçeklerinden; sarıçam (Pinus sylvestris) ise iğne yapraklarından elde edilir. Rezene (Foeniculum vulgare) yağı tohumdan, zencefil (Zingiber officinale) yağı ise rizomdan distile edilir.

Bitkinin hangi kısmının kullanıldığı, yağın kimyasını, kokusunu ve güvenlik profilini belirler. Örneğin rezene yağı, ana bileşeni trans-anetol nedeniyle gebelik gibi durumlarda dikkat gerektiren yağlar arasında değerlendirilir. Monograf okumak, bu farkları bir bakışta görebilmektir.

Eğitimde: Modül 5, Ölmez Çiçek, Akgünlük, Mür, Sedir, Elemi, Paçuli, Sarıçam

21 bitkinin kimlik kartı

Eğitimde monograflarıyla ele alınan bitkilerin hızlı bir tanıtımı. Latince adlara dikkat: Aromaterapide doğru yağı seçmenin ilk adımı doğru bitkiyi tanımaktır.

Lavandula angustifoliaLavanta (Lavandula angustifolia)

Lavanta

Lavandula angustifolia
Çiçekli dallar. Silexan çalışmalarının kaynağı.
Eucalyptus globulusÖkaliptüs (Eucalyptus globulus)

Ökaliptüs

Eucalyptus globulus
Yaprak. 1,8-sineolün bilinen kaynağı.
Salvia rosmarinusBiberiye (Salvia rosmarinus)

Biberiye

Salvia rosmarinus (eski adı Rosmarinus officinalis)
Yaprak ve çiçekli dallar.
Thymus vulgarisKekik (Thymus vulgaris)

Kekik

Thymus vulgaris
Çiçekli dallar. Kemotip kavramının klasik örneği.
Salvia sclareaMisk adaçayı (Salvia sclarea)

Misk adaçayı

Salvia sclarea
Çiçekli dallar.
Salvia officinalisTıbbi adaçayı (Salvia officinalis)

Tıbbi adaçayı

Salvia officinalis
Yaprak. Güvenlik değerlendirmesi önemli.
Citrus aurantium var. amaraNeroli, turunç çiçeği (Citrus aurantium)

Neroli

Citrus aurantium var. amara
Çiçek. Distilasyonla elde edilir.
Citrus sinensisPortakal (Citrus sinensis)

Portakal

Citrus sinensis
Meyve kabuğu, soğuk pres.
Citrus reticulataMandalina (Citrus reticulata)

Mandalina

Citrus reticulata
Meyve kabuğu, soğuk pres.
Citrus limonLimon (Citrus limon)

Limon

Citrus limon
Meyve kabuğu. Preslenmiş hâli fototoksik.
Melaleuca alternifoliaÇay ağacı (Melaleuca alternifolia)

Çay ağacı

Melaleuca alternifolia
Yaprak ve uç dallar.
Melaleuca quinquenerviaNiaouli (Melaleuca quinquenervia)

Niaouli

Melaleuca quinquenervia
Yaprak. Çay ağacının akrabası.
Helichrysum italicumÖlmez çiçek (Helichrysum italicum)

Ölmez çiçek

Helichrysum italicum
Çiçekli dallar.
BoswelliaAkgünlük (Boswellia)

Akgünlük

Boswellia türleri
Reçine.
Commiphora myrrhaMür (Commiphora myrrha)

Mür

Commiphora myrrha
Reçine.
Canarium luzonicumElemi (Canarium luzonicum)

Elemi

Canarium luzonicum
Reçine.
Cedrus atlanticaAtlas sediri (Cedrus atlantica)

Sedir

Cedrus atlantica
Odun.
Pogostemon cablinPaçuli (Pogostemon cablin)

Paçuli

Pogostemon cablin
Yaprak.
Pinus sylvestrisSarıçam (Pinus sylvestris)

Sarıçam

Pinus sylvestris
İğne yaprak.
Foeniculum vulgareRezene (Foeniculum vulgare)

Rezene

Foeniculum vulgare
Tohum.
Zingiber officinaleZencefil (Zingiber officinale)

Zencefil

Zingiber officinale
Rizom.
Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır ve tıbbi tanı ya da tedavinin yerini almaz. Uçucu yağlar güçlü biyoaktif maddelerdir; gebelik, emzirme, çocuklar, kronik hastalıklar ve ilaç kullanımı söz konusu olduğunda mutlaka uzman değerlendirmesi gerekir.

Kokuyu sezgiyle değil, bilimle kullanın

Bu yazıda gördükleriniz, işin yalnızca vitrini. Hangi yağın hangi molekülle çalıştığını, bir analiz raporunu nasıl okuyacağınızı, hangi yağın kimde kullanılmaması gerektiğini ve 20’den fazla bitkinin monografını sistemli biçimde öğrenmek istiyorsanız, A’dan Z’ye Aromaterapi Eğitimi tam size göre.

  • Modül 1: Aromaterapinin tarihçesi, uygulama yöntemleri ve uçucu yağların genel kimyası
  • Modül 2: Botanik ve isimlendirme, aromatik sular, sabit yağlar ve monografları
  • Modül 3: Kalite, güvenlik, kimyasal analiz raporu, elde etme yöntemleri ve koku mekanizması
  • Modül 4: Solunum, mental sağlık ve uyku, kadın ve çocuk sağlığı, dolaşım ve lenfatik sistem
  • Modül 5: Lavantadan zencefile uçucu yağ monografları ve terapötik kullanımları

Eğitimi incele ve yerini ayırt

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir